Tek Barınak

Tek Barınağımız Yüce Tanrımız!

Birkaç Soru

learnquran

Kur’an-ı Kerimle İlgili Birkaç Soru

Kur’an-ı Kerim anlaşılması zor bir kitap mıdır? Bu sorunun cevabını Kur’an-ı Kerimden vermeden önce dikkatinizi Arapça kökenli olan “mütefekkir” ile “mütezekkir” kelimelerine çekmek istiyorum.

Mütefekkir, Arapça bir kelime olup fikir yürüten, bir fikri örgüleştirmeye çalışan insan, gerçeği irdelemiş düşünce insanı anlamına gelir (uludagsozluk.com). Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir. (nedirnedemek.com)

Mütezekkir, Hatırlayan, tezekkür eden. Bir sorunu konuşma. Hatırlama, hatıra getirme. Unuttuktan sonra hatıra getirmek. Zikretmek. (nedirnedemek.com)

Bir mütefekkirle (düşünürle) bir mütezekkir (tezekkür ehli) birbirinden tamamen farklı iki yapının sahibidir. Mütefekkir, düşünür ve aklı onu bir yerlere kadar götürür. Oraya ulaşır ve orada kalır, öteye geçmesi söz konusu değildir. Düşünce plâtformu bu hudutlara kadar uzanabilir. Ama aynı noktaya ulaşan bir mütezekkir için olay aynı şekilde sonuçlanmaz. Onun aşamadığı bir ufku Allah açacaktır. Bilmediği şeyleri zandan hareket etmek istemediği için Allah’tan soracak ve Allah da doğrusunu ona öğretecektir. (kurantefsiri.com)

Bizde bilmediğimiz şeyleri zandan hareket etmek istemiyoruz ve yüce Allahtan soruyoruz. Bırakalım Kur’an-ı Kur’an açıklasın:

Soru:
Kur’an-ı Kerimi kim öğreti?

Cevap:
Çok merhametli (Allâh), Kur’ân’ı öğretti.” (55/RAHMÂN-1,2 – Süleyman Ateş)

Soru:
Kur’an-ı Kerimi açıklamak için kime başvuralım?

Cevap:
Allâh size âyetleri(ni) açıklıyor. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.” (24/NÛR-18 – Süleyman Ateş)

Allâh, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiş iken O’ndan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O(Kur’a)nın, gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler, hiç kuşkulananlardan olma.” (6/EN’ÂM-114 -Süleyman Ateş)

Soru:
Kur’an-ı Kerimin ayetleri anlaşılmaz mıdır?

Cevap:
Elif lâm râ. Bunlar apaçık Kitabın âyetleridir.” (12/YÛSUF-1 –Süleyman Ateş)

Elif lâm râ. Şunlar Kitabın ve apaçık Kur’an’ın âyetleridir.” (15/HİCR-1 –Süleyman Ateş)

Ve işte biz Kur’ân’ı böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allâh, dilediğini doğru yola iletir.” (22/HACC-16 – Süleyman Ateş)

Şunlar, o apaçık Kitabın âyetleridir.” (28/KASAS-2 Bkz. 26/ŞUARÂ-2 -Süleyman Ateş)

Biz ona (Muhammed’e) şiir öğretmedik, (şiir) ona yakışmaz da. O(na vahyedilen) sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.” (36/YÂSÎN-69 -Süleyman Ateş)

Soru:
Kur’an-ı Kerim zor mudur?

Cevap:
17Andolsun biz, Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
22Andolsun biz, Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
32Andolsun biz, Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
40Andolsun biz, Kur’an’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
(54/KAMER-17,22,32,40 – Süleyman Ateş)

Biz o(Kur’â)n’ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.” (19/MERYEM-97 -Süleyman Ateş)

Soru:
Ayrılığa düştüğümüzde kimi hakem olarak alalım?

Cevap:
Allâh, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiş iken O’ndan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O(Kur’a)nın, gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler, hiç kuşkulananlardan olma.” (6/EN’ÂM-114 -Süleyman Ateş)

Allâh, hüküm verenlerin en iyisi değil midir?” (95/TÎN-8 -Süleyman Ateş)

Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab’ı (Kur’an’ı) gönderdik. Artık aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma.” (5/MÂİDE-48 -Diyanet Vakfı)

 “Aralarında Allâh’ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların, Allâh’ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! …” (5/MÂİDE-49 – Süleyman Ateş)

Yoksa câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? İyi bilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?” (5/MÂİDE-50 -Süleyman Ateş)

Biz sana Kitabı gerçek ile indirdik ki, insanlar arasında Allâh’ın sana gösterdiği biçimde hüküm veresin; hâinlerin savunucusu olma!” (4/NİSÂ-105 -Süleyman Ateş)

De ki: “Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azâb) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah’a âittir. (O) gerçeği anlatır ve O, (dâvâyı çözüp) ayırdedenlerin en iyisidir.” (6/EN’ÂM-57 – Süleyman Ateş)

Soru:
Hesap gününde nelerden sorguya çekileceğiz?

Cevap:
O (Kur’ân) sana ve kavmine bir Zikir (uyarı, şan ve şeref)dir ve yakında (ona uyup uymadığınızdan) sorulacaksınız.” (43/ZUHRÛF-44 – Süleyman Ateş)

Soru:
Gerçek huzuru nasıl bulabiliriz?

Cevap:
Onlar inanan ve Allâh’ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller, ancak Allâh’ı anmakla huzur bulur.” (13/RA’D-28 -Süleyman Ateş)

Huzura kavuşmak, Allah’ı tanımakla, doğru yollu bilip o yolda ilerlemekle olur. Derinlemesine bir bilgiye sahip olmak, doğru yolda yürümek için Allah’ı her an kalbinde, dilinde ve davranış biçiminde anmak gerekir. Her şeyde Allah’ı bulmaya, hatırlamaya, emir ve yasaklarını zihninde tutmaya çalışan biri mutlaka huzur bulur. Kur’an-ı Kerimin bir adı da Zikr’dir. En büyük zikir Kur’an’ı okumak ve ona göre hayatını yönlendirmektir; bunun adı takvadır. Allah’a giden yoldur.

Ben insanlarımızın davranış biçimini anlamıyorum. Bir işin ya doğrusu vardır ya yanlışı, bir insan ya dürüsttür ya değildir, ya namusludur ya namussuzdur,  ya şereflidir ya şerefsizdir. Bu hiç kimse hata yapmayacak anlamına gelmiyor. Herkesin hata yapma ihtimali vardır. Asıl olan suç işlememek; hele hele bilerek isteyerek suç işleniyor ve nasıl olsa tövbe ederim Allah’ta beni affeder mantığıyla o suçu işliyor ve suç işleyeni hoş görüyorsak hesap gününde Allah yüzümüze bakmayacaktır. Şunu anlatmaya çalışıyorum İslam âleminde devamlı yanlış şeyler savunuluyor. Yanlışı savunursak Müslümanların Allah yolunda yürümeleri konusunda katkı sağlayamayız. Kendi menfaatlerimizi ve çıkarlarımızı bırakıp Allah’ın buyurduğu doğruları yapmak zorundayız. Bunun dışında kalmak istiyorsanız, bu dünyada huzur bulmaz kıyamet gününde de yüce Allah’a hesap verirsiniz.

Kur’an-ı Kerim her zaman elimizin altında olmalı. Her sıkıştığımızda O’na koşmalıyız. O’nu rehber olarak kabullenmeliyiz. Sıkıntılarımızda refaha kavuşamıyorsak hep bu eksik okuyuşumuz yüzünden. ”İnsanın İÇ ACILARININ toplamı, Rabbinden uzaklığı kadardır.” Bizi bizden fazla seven şefkatli Rabbimize niçin bu kadar uzak kalmayı seçiyoruz? Allah’ı tanımak, bilmek isteyen, huzura kavuşmak isteyen her kişi Kur’an anlayarak okumalı ve okuduğunu uygulamalıdır…


Kur’an-ı Kerimle İlgili Birkaç Soru” başlıklı yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederiz! Üç bölümden oluşan bu yazının ilk bölümünü oluşturan “Neyi nerde aradığımızı bilmeden… Huzur Aramak” ve İkinci bölüm olan “Kur’an-ı Kerimin indiriliş sebepleri” başlıklı yazılarımızı okudunuz mu?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on Mayıs 1, 2015 by in Allah, Kutsal Kitaplar.
%d blogcu bunu beğendi: